10 Eylül 2012 Pazartesi

(Geleneksel) Bira Tadım Günleri - 2 / Westvleteren - Rochefort - Brouwerij't IJ

Bir önceki paylaşımımızla haberini vermiş olduğumuz '(Geleneksel) Bira Tadım Günleri'nin 2.cisini 7 Eylül cuma günü gerçekleştirdik. Bu sefer kadro ilkindeki kadar kalabalık değildi ama içilen biraların önemi ve ağırlığı kat ve kat fazlaydı.

4 Trappist birası içildi ki 3 tanesi efsanevi olarak adlandırabileceğim Westvleteren'di. Blond, 8 ve 12. Ayrıca Rochefort 8 ve Hollanda'nın en özel biralarından Brouwerij't IJ Zatte ve Struis, araya da Türkiye'de bulunabilen Fuller's London Pride ekledik.

Bu efsanevi kadro bir araya bir daha zor gelir. Daha önceki bir yazımda tüm kurşunları aynı anda sıkmak gibi olacak demiştim bu yazı da onlardan biri olacak ve sanırım bir süre zirvede kalmak adına Belçika ve Trappist biralarını bir kenara bırakarak farklı ülke ve tadlara yönelmekte fayda olacak.

Buyrun bakalım..
Öncelikle aktivitenin ev sahipliğini üstlenen Birol dostumuzun getirdiği biraların özelliği ve kalitesinden ötürü tadmayı planladığımız diğer lager ve Ale'lere dokunamadık bile. Geceyi de Budweiser Budvar ile açtık arads Fuller's London Pride içtik ama bu kadro içinde onları da yorumlamayacağım. Bulmakta zorlanacağınız çok özel biralar var çünkü listede. Can(ciğer), Birol ve Benden oluşan içici'lerin keyfi gece sonunda o kadar iyiydi ki evde yapım için bira seti araştırma ile sonlandı. Ayyaşlıkta kendime koymuş olduğum sınır olan 'evde imalat'a bir adım daha yaklaşmış oluyoruz.

Öncelikle bu kadar kısa sürede bu kadar kaliteli birayı azar azar tükettik. Yorumlamak ve puanlamak için yeterli olmayabilir ama şunu da düşünmek lazım; Bir daha içmenin ne zaman kısmet olacağı da hiç belli değil!

Brouwerij't IJ Zatte:
Hollanda birası. Bu birayı içeceğimizi ilk öğrendiğimde biraz araştırdım ama adının zorluğundan tam olarak ne kalitede bir bira olduğunu bulamamıştım. Ama Micheal Jackson'ın (popçu olan değil!) bira üzerine yaptığı belgesellerden birinde buranın tanıtıldığını gördüğümde Hollanda'daki en özel birahanelerden biri olduğunu anladım.

Alkol oranı %8, Tür Belgian Tripel, Renk bulanık sarı, buğday biralarını andırıyor, 33'lük şişeleri 3 arkadaş paylaştığımız için köpüğü hem çok oluşturamadık hem de değerlendiremedik. Sadece beyaz ve kabarcıklı olduğunu söyleyebilirim. Koku tatlı, meyveli. İçim orta gövdeli ve yine meyve aromaları hakim. Belli oranda serbetçiotu acılığı var ve genel karakter tatlı. Standardın çok üstünde bir bira. Amsterdam'a yolunuz düşerse ve başka şeylerden vakit bulursanız gidin ve için derim..
PUAN: 7/10 Ratebeer Puanı: 91


Brouwerij't IJ Struis:
Aynı markanın diğer birası. Belgian Strong Ale. Rengi koyu kahve. Alkol %9. Bu oranla bu kalitede ve tadda bira yapmak bir sanat bence. Köpük çok daha belirgin ve yoğun. Koku yine meyve ağırlıklı ama biraz daha topraksı, koyu, kırmızı meyve ağırlıklı. Tadıma gelince, Zatte'ye daha gazlı (carbonization) ve tatlar belirgin. Alkol hafif de olsa hissediliyor.

PUAN:7,5/10 RateBeer Puanı: 96

Bu iki biranın notlar açısından şanssızlığı aynı güne denk gelen diğer biraların ağırlığından kaynaklanıyor.





Westvleteren Blond:
Geldik Efsane manastırın biralarını tatmaya. Abdij St. Sixtus manastırının sadece randevu ile kapıda satış yapan ve çok az üretimi olan biraları.. Resimden de görüleceği üzere şişenin üzerinde ne bir yazı ne de kağıt var. Biranın tipini kapağından anlayabilirsonuz. Birayı biraz araştıran biri zaten bu şişeyi görür görmez nereye ait olduğunu bilecektir.

En düşük alkol oranından başladık. %5.8. Tip: Trappist. Renk bulanık sarı. Köpüğü yine değerlendiremiyoruz ama beyaz. Koku çok baskın değil. Yediğimiz yemeklerden ötürü de olabilir. Tipik Belgian Strong Ale kokusu ve duruşu var. Biraz daha bulanık sadece. İçim gazlı, meyveli ve çok az acılık var. Orta gövdeli. 

PUAN:9/10 Ratebeer Puanı: 99



Rochefort 8:
Westvleteren'lerin arasına en az onlar kadar önemli ama bulma şansınızın biraz daha fazla olduğu bir birayı almaya karar verdik. Rochefort! Daha önce bu blogta Rochefort 10'u yorumlamıştık. Şimdi geldi 8'e.

Alkol oranı daha insaflı (Rochefort 10'a göre); %9 :) Renk koyu kahve, köpük malesef oluşturamadık. Koku topraksı ve meyveli, Orval'e benziyor. İçim ise fantastik. Mükemmel komplex bir bira. İlk içimde gaz damağınıza vuruyor, sonra tatlı bir acılık (bitterness), son olarak dilin sonlarında bira boğazınıdan akarken meyve aromaları. Denge mükemmel, tat mükemmel, en ufak alkol hissi yok. Rochefort 10'dan daha fazla beğendim. Tam bir klasik. Bulun ve için!

PUAN:10/10 RateBeer Puanı: 100


Westvleteren 8: 
Adını bile duymak beni heyecanlandırıyor. Hep okuduk, şimdi içme fırsatını bulduk. Yine şişemizin üstünde en ufak bilgi yok. Wetvleteren 8 içtiğimizi mavi renkli kapağından anlıyoruz.

Alkol oranı %8. Renk Rochefort gibi koyu kahve, bir ton daha koyu gibi. Köpük, malesef :(. Koku yine Rochefort 8'i andırıyor ama daha meyvemsi. Biraz önce yukarına belirtiğim tabirler bu bira için de geçerli, gaz, acılık ve meyve aromaları ayrı ayrı hissediliyor. her yudumda biranın başka bir noktasına yoğunlaşabiliryorsunuz. Yudum sayımız az olduğu için tadıma varmak da kısa süreli oldu.

Tatlı komplex ve yoğun bşir bira içiyorsanız bunun Belçika birası olması büyük ihtimal. Belçika biraları neden böyle ileride bir gün bunu da anlatalım..

PUAN: 10/10 RateBeer Puanı: 100


Westvleteren 12:
Bu birayı içmek ve içmemek için çok kararsızdık. Nedeni için aşağıdaki linki tıklamanızı rica edeceğim;

http://www.ratebeer.com/RateBeerBest/bestbeers_012012.asp

Dünya'nın en iyi birası. En merak edilen, en zor bulunan bira. İçebilmemizin tek nedeni Birol dostumuzun üşenmeyip bu manastırın kapısına kadar gitmiş olması. Ve şansımıza çok çok az yaptıkları bir şekilde özel üretim üzerinde isim yazılı olan bir şişe. Ben dedim, kıymayalım bu güzelliğe dedim, yapmayın dedim, etmeyin dedim, ama dinletemedim. İçtik! Vallaha da içtik, billaha da içtik. Pişman mıyım? Hayır..

Nasıl bir bira mı? Sinüziti olan, damak tadı, zevki olmayan bu sıradan insanın hissedebildiği şekilde özetlemek gerekirse; Mükemmel. Ne kokusu, ne rengi, yahu.. mükemmel işte. Neyini anlatayım, nasıl tasvir edeyim? Mükemmel. Şöyle de özetlenebilir; Bu biraysa... neyse küfür etmeyelim. Elit havamızı koruyalım...

Şimdiye kadar içtiğim en iyi bira sıralamasında diğer trappistler Westmalle ve Orval ile birlikte ilk sıraya yerleşti. Bunun onlar kadar uzun ve derin tadamadım.

Alkol oranları çok yüksek olduğu için kafa olmuştuk. O an kağıda karalayabildiğim bilgiler aynen şu şekilde;
Renk koyu kahve, bulanık. Koyu olduğu için bardakta kabarcıklar çok seçilemiyor. Köpük kahverengi yoğun ve kabarcıklı. Koku meyve ağırlıklı, içim yoğun, gazlı. yine meyve tatları acılıkla birlikte belirgin. Çok haifi alkol tadı alıyorsunuz ama gövdeli, fantastik bir bira. 

PUAN: Tam puan verecektim ki bizim westvleteren söyle bir kıpırdadı;
''Server: Kafa oranı yüksek, Rengi ruh beyazı, Köpük eskiden sarıymış şimdi kumral. Adam ol, iyi yoldasın kendini bozma. Bira içmeye devam edersen gelişirsin. Biraz az konuş, kısa yaz yeter.. Puanım 6/10''
Bizi notlandırdı meret.. ee Ağır abi..

RateBeer Puanı: 100

Sonuç olarak güzel bir geceyi geride bıraktık. bundan sonraki ilk bira tadım gecesinde kağıt dağıtarak herkesin yorumlarını ve notlarını almak istiyorum. Sadece benim görüşlerim yer almasın bu günlerde.

Önümüzde bir Almaya seyahati, değişik bira tadımları, Pazartesi Elazığ maçı var. Yazacak çok şey olacak yani...

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme