Türkiye'de Futbol adına klişelerin dışında birşeyler okumamızı sağlayan yegane mecmua'nın Radikal Futbol olduğu (ya da benim sadece onu bildiğim) zamanlardan sonra aklımda kalan Beşiktaş yazılarını hep Feridun Düzağaç'tan okudum. Kendine has üslubu ve futbol 'endüstri'sine karşı olan duruşu ile hep içimizdekileri yazdı.
Bugün Hürriyet'de yazılarına tekrar başladı. Demirören gidene kadar oynatmayı bıraktığı kalmemini o gitmeden tekrar eline aldı. İyi de yaptı. En iyi muhalefet susmak değil karşı durmaktır.
Hoşgeldin Feridun Düzağaç.
NOT: ilk yazısındaki 'içi dışı şık adam Tayfur Havutçu'ya sportif direktörlüğün çok yakıştığı' görüşüne kesinlikle katılmıyorum. Bir sonraki paragrafında değindiği üzere Sadri Başkan dava bitene kadar susmalıysa, Tayfur Havutçu da klüpteki tüm görevlerden uzak durmalıydı.
dipnot: feridun düzağaç pasta resmi 'özel pastam' internet sitesinden alıntıdır.
Feridun Düzağaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Feridun Düzağaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Ocak 2012 Salı
12 Aralık 2011 Pazartesi
Geçmiş olsun da...
Bugün bu sayfadan takımı eleştirecek yüzüm yok açıkçası çünkü maçı evimde izledim, 4 maçtır İnönü'den uzak Beşiktaş'ı izlemek için bu pazar akşamüstü imkanım olmasına rağmen stada gidemedim. Benim sebebim de, stadın dolmamasının ana nedeni de aynı.. Stoke City maçı ve 3 günde 250 TL'nin (maç önü standart alkol alımı ile 300-350 TL) bünyeye ağır gelecek olması.
Biz bile bir sonraki maçın derdinde iken uçak ve yeşil sahadan başka birşey görmeyen futbolcuların çok da kolay eleştirilmemesi gerekitğini düşünüyoru. Tabi Almeyda'yı ayrı tutmak lazım..
Bu maçın özeti aşağıdaki pankarttır. Beşiktaş bir spor klubü değil bir kendini bilmezin oyuncağı konumundadır.
YAZIKLAR OLSUN.. Bir ülkenin başbakanına geçmiş olsun demek ayrı, bunu bir yaranma, hoş görünme, yakın olma çabası ile yapmak ayrı.. Demirören'in amacını hepimiz biliyoruz..
O arma yere düşmesin, zaten zor bir süreçten geçen klübümüz daha da yara almasın istiyoruz ama Kaybetsek Hüzün, Kazansak Demirören.. Bize mutluluk haram..
Biz bile bir sonraki maçın derdinde iken uçak ve yeşil sahadan başka birşey görmeyen futbolcuların çok da kolay eleştirilmemesi gerekitğini düşünüyoru. Tabi Almeyda'yı ayrı tutmak lazım..
Bu maçın özeti aşağıdaki pankarttır. Beşiktaş bir spor klubü değil bir kendini bilmezin oyuncağı konumundadır.
YAZIKLAR OLSUN.. Bir ülkenin başbakanına geçmiş olsun demek ayrı, bunu bir yaranma, hoş görünme, yakın olma çabası ile yapmak ayrı.. Demirören'in amacını hepimiz biliyoruz..
O arma yere düşmesin, zaten zor bir süreçten geçen klübümüz daha da yara almasın istiyoruz ama Kaybetsek Hüzün, Kazansak Demirören.. Bize mutluluk haram..
4 Ekim 2011 Salı
Gaziantepspor / Beşiktaş - Bir Şey Yapmalı!
Aşağıdaki fotoğrafa bakıp da maçı kazandık sanmayın. Beşiktaş deplasmanda Gaziantep ile oynadı, karşı kaleye tek şut çekmeden maçı tamamladı. 2 kırmızı kart görerek maçı 9 kişi tamamlayan Beşiktaş'ın dün 12 kişi bile oynasa maçı kazanacak ne isteği vardı, ne gücü, ne de oyun anlayışı.Maç analizini çok kısa geçmek istediğim için hızlıca 2-3 satırla maçı özetlemek istedim. Her maçta olduğu gibi bir an önce asıl soruna gelmek istiyorum. Ben yine maçın dışına çıkmak istiyorum, bundan sonra her yenilgide suçlu benim için ne futbolcu ne hoca ne hakemdir. Her yenilgide burada olacak resim bellidir ve yandadır..
Maçla ilgili birşeyler okumak isteyenler için;
http://hayatsensin.blogspot.com/2011/10/1-puana-sevinilen-deplasman-0-0.html
http://janitschar-besiktas.blogspot.com/2011/10/antep-mac-ksa-ksa.html
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
