Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2013 Pazartesi

Babam, Kardeşim ve Ben.. 'İyi ki Beşiktaş'lıyız'

27 Ocak akşamı Babam, Kardeşim ve Ben Galatasaray derbisi öncesi buluştuk. Amacımız birlikte olmak, derbiyi birlikte seyretmekti. Beşiktaş'lılık çoğunlukla mutlulukları yaşamak değil, üzüntüleri paylaşmaktır. Bir güldüysek bin ağladık, bunun için özel zaten. Başarıların ve mutluluğun peşinden koşmadık. Yenilmekten korksak Beşiktaş'ı tutmazdık..

Maç öncesi içimizde bir acaba bile yoktu belki, hepimizn tek derdi birbirimizin üzülmemesiydi. Hiç dile dökmedik, söylemedik ama hissediliyordu. Babam Beşiktaş'ın yenmesini bizim için, Biz Babamız için istiyorduk. Yenilgiler önemli değil, her yenilgi de daha da çok seviyoruz ama ah bir de sevdiklerimiz üzülmese..

Maçın heyacanı ve stresini azaltmak için önce rakılar sonra biralar devrilmeye başladı. Gol de o kadar erken geldi ki stres ve heyecan da pek olmadı açıkçası. Takım iyi değildi, Galatasaray daha çok istedi ve kazandı.

Bu maç bize bazı dersler vermiştir. Futbol devamlı tekrarlanan derslerden ve tekerrürden ibaret bir seyirlik değil mi zaten.. Bizim için değil..

Bu maçın en güzel yani herkesin maçtan sonra 'İYİ Kİ BEŞİKTAŞ'LIYIM' demesidir herhalde. 
(yazının devamı için 'Devamı' butonunu tıklamanız yeterli)

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Galatasaray Aklı.

Derbi gecesi stadda olamadım. içkinin de verdiği etki ile çok sinirli ve üzgündüm. Bu yüzden de yazı için biraz beklemenin ve sakinleşmenin uygun olacağını düşündüm. Herkes maç ile ilgili değerlendirmelerini maç önü, arkası yazılarını yazdı kurtlarını döktü. Ben derbi ve oyundan daha çok derbi sonrası yaşanan tartışmalara değinmek istiyorum.


31 Ocak 2012 Salı

Şike var mı Şike?

Tayfur Havutçu'nun ortaya çıkan kayıtlarının ardından onu kesinlikle savunmam ve takımın başında görmek istemem. Efsane Başkan ''ben yaparım, Tayfur yapmaz'' dese dahi istemem. Duyduğumuz, okuduğumuz, Süleyman SEBA'dan gördüğümüz Beşiktaş'lılık duruşuna yakışmadığını düşündüğüm için istemem.

Tribüne aylarca asılan, her maç söylenen tezahüratllarla bu duruştan çark edilmiş olsa da hala 'Aklanın da Gelin'in arkasındayım.

Aam herşey bir tarafa bu insanlar niye 6 ay hapis yattı? Tek gördüğümüz, okuduğumuz maç öncesi rakip takım oyuncusuna transfer teklifi olduğu için. O da sadece menejeri aracılığıyla ve İBB Kulüp Başkanından da onay alınarak. Bu kadar kolay mı insanı özgürlüğünden en önemli hakkından mahrum etmek?

Bugün gelinen noktada Galatasaray yıllardır sergilediği tutumunu bugün bir kez daha ortaya koydu ve maç öncesi rakip takım oyuncusu için transfer teklifinde bulundu, hatta Netaci'nin açıklamalarına göre kulüpler de anlaşmış. Tam da Antlaya maçı öncesi..
Şike var mı Şike?